Tel: (0332) 322 21 81
ArabicEnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanishTurkish
    

Çevre Sözlüğü

Geniş Çevre sözlüğü hakkında bilgi alabilirsiniz...

A 

ACI SU [ Brackish ] Hafif tuzlu su. 
AÇIGA ÇÖP DÖKME [ Open dumping ] Atiklarin rahatsiz edici kokulara, su, toprak ve hava kirliligine yol açacak biçimde alanlara dökülmesi. 
AÇIK ALAN [ Open space ] Ya imar görmemis ya da konutlardan ve diger yapilardan nispeten arinmis toprak parçasi; insanin faaliyet gösterdigi çevrenin karsiti olan arazi de bu kavrama dahildir. 
AÇIK BOSALTIM [ Outfall ] Islem görmüs ya da görmemis atik suyu ya da diger sivi atiklari dogrudan dogruya alici ortama ileten tasiyici ya da boru hatti. 
AÇIK YAKMA [ Open burning ] Atik miktarini (hacmini) azaltmak amaciyla çöplük alanlarinda yakilmasi islemi. 
ADSORPSIYON [ Adsorption ] Moleküllerin kati yüzeylere tutunmasi. 
AEROBIK [ Aerobic ] Serbest oksijenin varliginda yasayan ya da aktif olabilen organizma; suda çözünmüs oksijenin oksitleyici olarak hareket ettigi durum. 
AEROBIK AYRISMA [ Aerobic decomposition ] Havali kosullarda faaliyet gösteren mikroorganizmalar veya mantarlarin organik maddeleri ayristirmalari. 
AFET ALANLARI [ Hazardous areas ] Deprem, heyelan, çig, orman yangini ve taskin gibi dogal afetlere yatkin alanlar. 
AGIR METALLER [ Heavy metals ] Kursun, civa, çinko vb. gibi çevre açisindan tehlikeli nitelik tasiyan metaller. AGIRLIKSAL AKIS [ Gravity flow ] Asinmayi ve asiri basinci önleyecek azami hizda kesintisiz akisa olanak saglamak amaciyla belirli bir asgari egimle yerlestirilmis borulara sahip aritma ve su saglama sistemindeki sivi akisi. 
AKTIF KARBON [ Activated carbon ] endüstriyel baca gazlarindan kaynaklanan kokularin ve zehirli maddelerin giderilmesine yönelik adsorbsiyon sürecinde kullanilan madde. 
ALBEDO [ Albedo ] Yeryüzünün günes isigini yansitma yüzdesi. Havadan alinan bir örnekteki katilarin yansitici niteligiyle ilgili bir ölçü. 
ALICI SULAR [ Receiving waters ] Islemden geçirdikten sonra sivi ya da kati kirleticilerin içine bosaltildigi su olusumlari. 
AMONYAK [ Ammonia ] Endüstriyel süreçlerde ve gübre üretiminde kullanilan zehirli, tahris edici gaz. 
ANAEROBIK [ Anaerobic ] Serbest oksijenin bulunmadigi kosullarda yasama ve büyüme yetenegine sahip organizma; serbest oksijenin bulunmadigi kosullar. 
ANAEROBIK AYRISMA [ Anaerobic decomposition ] Havanin bulunmadigi kosullarda faaliyet gösteren mikroorganizmalarin organik maddeleri ayristirmasi. 
ANAEROBIK ÇÜRÜME [ Anaerobic digestion ] Organik yükü yüksek atik suyun havasiz kosullarda aritilmasi süreci. Tarim topraginda kullanilmasini saglamak için bazi organik atiklarin pis kokusunun giderilmesi süreci. 
ANTIMIKROBIYAL [ Antimicrobial ] Mikrobiyal büyümeyi önleyen kimyasal ya da biyolojik maddeler. 
ASBEST KIRLILIGI [ Asbestos pollution ] Çimento sanayiinden ve otomobillerdeki fren balatalarinin asinmasindan kaynaklanan emisyonlarin yol açtigi asbest kaynakli hava kirliligi. 
ASIT YAGMURU [ Acid rain ] Esas olarak sanayi tesislerinden, konutlarin isitilmasindan ve otomobillerden kaynaklanan, sülfür ve azot oksitleri içeren su buhari emisyonlarinin yol açtigi asit çökelmesi. 
ASKIDA KATI MADDE [ SS =Suspended solids ] Suda ve lagim suyunda bulunan, yaklasik 1 mikron büyüklügünde veya daha büyük olmakla birlikte, sözgelimi kum tanesinden daha küçük katilari ifade etmek için kullanilan terim. 
ATIK [ Waste ] Çevrede baskalasmaya yol açacak miktarda çevreye bosaltilan, sivi, kati, gaz ya da radyoaktif istenmeyen her tür madde. ATIK GÖMME [ Landfill ] Atigin toprak katmanlari arasina gömülmesinden ibaret, kati, atik tasfiyesinin en yaygin yöntemi; Atiklarin gömüldügü çukur. 
ATIK SU [ Waste water ] Konutlarin pis su ve lagim sularindan, endüstriyel sivi atiklardan ve sel sularindan kaynaklanan sivi atik. 
ATIK SU YÖNETIMI [ Waste water management ] Insan sagligini ve çevreyi korumak amaciyla, atik suyun izlenmesi, islenmesi ve tasfiyesiyle ile ilgili sistemler gelistirilmesi ve uygulanmasi. 
ATMOSFER KIRLILIGI [ Atmospheric pollution ] temelde insan faaliyetlerinin sonucu olarak, dogrudan dogruya atmosfere verilen ya da atmosferde kimyasal tepkimeler sonucu olusan gaz ve partikül maddelerin yol açtigi kirlilik orani. 
AZOT DÖNGÜSÜ [ Nitrogen cycle ] Atmosferdeki azotun bitkiler tarafindan özümlenmesi, sonra topraktan geçerek atmosfere dönmesi süreci. Azot, proteinlerin önemli bir bilesenidir ve bu nedenle hem bitkiler hem de hayvanlar için gereklidir. 
AZOT OKSIT [ Nitric oxide ] Yanmadan olusan, havaya birakilinca zehirli hale gelen kirletici madde.

B
 

BACA ATIKLARI [ Stack effluents ] Sanayi bacalarindan yayilan gazlar ve asili parçaciklar. 
BACA DUMANI [ Plume ] Bacadan çikan degisik biçimlerde atmosfere dagilan gözle görülebilir duman emisyonu. 
BACA ETKISI [ Chimney effect ] Isidaki degismenin gazlarda yol açtigi yukariya yönelik hareket. 
BACA GAZI [ Flue gas ] Yanmadan sonra bacalardan çikan ve azot oksitleri, karbon oksitleri, su buhari, sülfür oksitleri, parçaciklar ve birçok kimyasal kirletici madde içeren duman. 
BACA GAZI KÜKÜRTÜNÜN GIDERILMESI [ Flue gas desulfurization ] Bir çok yöntem kullanilmaktadir. En yaygini gazlarin kireçtasi çözeltisi ile yikandigi ve olusan çamurun ayrilarak bazi durumlarda içindeki kükürtü kazanmak üzere yeniden isleme tabi tutuldugu kireçtasi/alçitasi sürecidir. 
BAKTERI [ Bacteria ] Klorofilsiz, tek hücreli yada ipliksi mikroorganizma; bakteri havada, toprakta ve denizde ayrisan maddede olustugu ve bozunma sürecine yardimci oldugu için kirlilik kontrolü açisindan büyük önem tasir. 
BEKLETME SÜRESI [ Detention period ] Birim hacimdeki bir sivi yada gazin akis sürecinde bir tank yada odada tutulma ortalama süresi. BELEDI KATI ATIK [ Municipal solid waste ] Kentsel alanlardaki konut ve isyerlerinin, lagim çamurunun da dahil oldugu, kati atiklari. 
BENZEN [ Benzene ] Kanser yapan endüstriyel çözücü. 
BERILYUM [ Beryllium ) Insanlar üzerinde zararli etkilere sahip metalik bir eleman. 
BESIN ZINCIRI [ Food chain ] Her halkanin bir öncekinden beslendigi ve enerji sagladigi, buna karsilik bir sonrakine besin be enerji aktardigi organizmalar zinciri. 
BESINLER [ Nutrients ] Bitkilerin ve hayvanlarin büyümesi için gerekli maddeler. 
BETA RADYASYONU [ Beta radiation ] Yüksek hizda negatif elektron radyasyonu. 
BEZ FILTRE [ Fabric filter ] Endüstrüyel emisyonlardan kaynaklanan tozu ve parçaçiklari tutan, evlerdeki elektrikli süpürge torbasina benzer, kumastan yapilma aygit. 
BIRINCIL HAVA KIRLETICILER [ Primary air pollutants ] Atmosfere dogrudan verilen hava kirleticileri. 
BITKI ÖLDÜRÜCÜ [ Herbicide ] Zararli ot öldürücü ve yaprak dökücü olarak kullanilan kimyasal madde. 
BIYOAKÜMÜLASYON [ Bioaccumulation ] Biyoyogunlasma. 
BIYOENERJETIK [ Bioenergetics ] Bitkilerle hayvanlar, bitkilerle bitkiler hayvanlarla hayvanlar arasindaki enerji aktariminin incelenmesi. 
BIYOIZLEM [ Biomonitoring ] Potansiyel olarak zararli bir durumda bitki ve hayvan yasamindaki farklilasmalari degerlendirmek amaciyla dogal bir ortamin biyolojik konumundaki degisikliklerin izlenmesi. BIYOJEOKIMYASAL DÖNGÜ [ Biogeochemical cycling ] Kimyasal elemanlarin fiziksel çevre ile organizmalar arasindaki döngüsü. 
BIYOKIMYASAL OKSIJEN IHTIYACI [ BOD = Biochemical oxygen demand ] Organik kirliligin bir ölçüsü olarak kullanilan ifade. Bir su veya atik sudaki organik maddelerin biyokimyasal süreçlerle tam ayrismalari için bu islemi yapan mikroorganizmalarin, suyun birim hacimi basina gereksinim duyduklari oksijen miktari. Evsel atik su isleme süreçlerinin etkinligini ölçmede de kullanilir. 
BIYOKÜTLE [ Biomass ] Belli bir alan yada hacimdeki canli organizmalarin toplam kütlesi yada miktari. 
BIYOKÜTLE ENERJISI [ Biomass energy ] Bir biyokütledeki organik atiklar, bitkiler yada agaç gibi organik maddelerden üretilen enerji. 
BIYOLOJIK ARITMA [ Biological treatment ] Atik suyun mikroorganizmalar kullanilarak aritilmasi. 
BIYOLOJIK ÇESITLILIK [ Biological diversity ] Organizmalarin çesitlerinin alan yada hacim birimi basina sayisi; belli bir zamanda belli bir yerdeki türlerin bilesimi. 
BIYOLOJIK DENGE [ Biological balance ] Hayvanlarla bitkiler, bitkilerle bitkiler ve hayvanlarla hayvanlar arasindaki denge. 
BIYOSFER [ Biosphere ] Gezegenimizin ve atmosferinin yasam kaynagi bütün bölümlerini içeren alan. 
BOD [ Biochemical oxygen demand ] Biyokimyasal oksijen ihtiyaci. 

C-Ç
 

CFC [ Chlorofluorocarbon ] Kloroflüorokarbon.
CIVA [ Mercury ] Besin zincirlerinde, özellikle tatli su ve deniz organizmalarinda yogun 
olarak bulunabilen ve zararli etkilere yol açan zehirli metalik eleman. 
COD [ Chemical oxygen demand] Kimyasal oksijen ihtiyaci. 
ÇAMUR [ Sludge ] Atik suyun aritilmasi sirasinda süzme, çökeltme ya da biyolojik aritma sonucu olusan yogunlasmis kati. 
ÇAMUR TASFIYESI [ Sludge disposal ] Atik su çamurunun nihai tasfiye islemi. 
ÇAMURUN YAKILMASI [ Sludge incineration ] Atik su çamurunun hacim yönünden küçültülüp, islenerek tutusabilirlik kazandirildiktan sonra yakilmasi. 
ÇEVRE [ Environment ] Bir organizmanin var oldugu ortam ya da kosullar. Bu çevre dogal fiziksel ögeleri, ayrica organizmanin etkilestigi insan ürünü kosullari içerir. 
ÇEVRE ANALIZI [ Environmental analysis ] Belirli bir arazinin topografik, hidrolojik, jeolojik ve kültürel özellikleri gibi çevresel özelliklerinin incelenmesi. 
ÇEVRE DEGERLENDIRMESI [ Environmental assessment ] Bir eylemin ya da projenin çevre bakimindan yararli olup olmadigini ve çevresel etki raporunun hazirlanmasi gerekip gerekmedigini belirlemek amaciyla yapilan inceleme. 
ÇEVRE DOSTU [ Environment-friendly ] Ürünlerde normal olarak bulunan zararli ögelerden bazilarini tasfiye etmek amaciyla tasarlanmis ya da degistirilmis ürünleri ifade etmek için kullanilan terim. 
ÇEVRE KORUMA [ Environment protection ] Potansiyel olarak tehlikeli atik maddelerin çevreye bosaltilmasinin asgariye indirilmesi ya da önlenmesi amaciyla kaynaklarin yönetimi. 
ÇEVRE KORUMA AJANSI [ EPA= Environmental Protection Agency ] Kirleticiler ile ilgili tüm kanun ve yönetmelikleri uygulamak ile görevli Amerikan federal kurulusu. 
ÇEVRE MÜHENDISLIGI [ Environmental engineering ] Çevre mühendisligi, çevrenin korunmasina, kirliligin azaltilmasina vb. elverisli teknoloji sistemlerinin tasarlanmasini ve çevre süreçlerinin incelenmesini, ayrica belirli binalarin bu açidan iç tasarimlarinin gerçeklestirilmesini içerir. 
ÇEVRE YÖNETIMI [ Environmental management ] Toprak , su ve hava gibi dogal kaynaklarin çevresel açidan kabul edilebilir uygulamalar yoluyla kullanilmasi. 
ÇEVRESEL ETKI DEGERLENDIRMESI [ ELA = Environmental impact assessment] Yeni gelisme ve projelerin çevreye olabilecek sürekli ya da geçici potansiyel etkilerinin, sosyal sonuçlari ve alternatif çözümleri de içine alacak biçimde analizi ve degerlendirilmesi. 
ÇEVRESEL ETKI RAPORU [ Environmental impact statement ] Çevresel etki degerlendirmesi çalismalarinin sonuçlarini içeren detayli rapor. 
ÇEVRILME (INVERSIYON) [ Inversion ] Atmosferin asagi tabakalarinda gerçeklesen ve soguk hava katmaninin daha yukaridaki sicak hava katmani tarafindan tutulmasiyla olusan atmosfer olayi, Rüzgar olmadigi zaman, kirleticilerin dagilmasi olanagi bulunamaz ve büyük hava kirliligi olaylari gerçeklesebilir.
ÇÖKELTME TANKI [ Sedimentation tank ] Çökeltilebilir katilarin atik sudan ayrildigi atik su isleme tesisinin bir bölümü. 
ÇÖLLESME [ Desertification ] Genellikle asiri otlatma, yaygin ormansizlastirma ya da aykiri tarim ve sulama uygulamalari sonucunda topragin çöl haline gelmesi sürece. 
ÇÖP [ Garbage ] Evlerden ya da ticari amaçla gida hazirlanmasi ve kullanilmasindan kaynaklanan hayvan, sebze ve meyve atigi; genelde tüm atik ürünler için kullanilir. 
ÇÖZÜNMÜS OKSIJEN [CD = Dissolved oxygen ] Su veya atik su içinde çözünmüs halde bulunan oksijen miktari. 
ÇÜRÜME [ Putrefaction ] Anaerobik haldeki maddenin organik ayrismasi; bu süreç sonunda kötü kokulu gazlar ve oksitlenmesi tamamlanamamis ürünler oluşur

D
 

DALGA GÜCÜ [ Wave power ] deniz suyu devinimlerinin olusturdugu gücün enerji üretiminde kullanilabilecegi, potansiyel yenilenebilir enerji kaynagi. 
DALGAKIRAN [ Jetty ] Bir limani akintilarindan ve gelgitlerden korumak amaciyla gelgite açik koylarda, göllerde ya da irmaklarda gerçeklestirilen yapi. 
DAMITMA TESISLERI [ Distillation plants ] Tuzlu suyu içme suyuna dönüstüren büyük ölçekli tesisler. 
DAMLATMALI FILTRE [ Trickling filter ] Atik suyun aritilmasi sürecinde ikincil aritma tesislerinde kullanilan biyolojik filtre. Filtre, atik suyun püskürtüp serpildigi 5-10 cm boyutunda taslardan olusan 1-2 m derinliginde ve 10-30 m çapinda bir yataktir. Taslar arasinda büyüme olanagi bulan mikroorganizmalar, akis süresi içinde organik maddeleri ayristirirlar. 
DDT [ DDT ] Diklorodifeniltrikloretan'in kisa yazilisi; son derece kuvvetli bir böcek öldürücü. Kalintilari yaklasik 15 yil varligini sürdürür. 
DESIBEL [ Decibel ] Sesin siddetinin ölçülmesinde kullanilan uluslar arasi birim. Kisaca dB olarak yazilir.
DETERJANLAR [ Detergents ] Yaygin olarak kullanilan, yüzey aktif temizleme maddesi. Bakterileri ve organizmalari da yok eden deterjanlar su kirliliginin baslica nedenlerinden biridir. 
DEZENFEKSIYON (MIKROPSUZLASTIRMA) [ Disinfection ] Hastalik yapici organizmalarin, sözgelimi, klorlama yoluyla yok edilmesi. 
DIS KITA SAHANLIGI [ OCS = outer continental shelf ] Bir ülkenin kiyilarinda, birkaç kilometreden 400 kilometre uzakliklara kadar uzanabilen; ve genellikle ait oldugu ülkenin, petrol, gaz ve mineral kaynaklari bakimindan yararlanma hakkina sahip oldugu kabul edilen deniz bölgesi. 
DIFFÜZÖR [ Diffuser ] Gaz veya siviyi karistirildigi ortama daha iyi dagitmak amaci ile kullanilan ve besleme borusunun ucunda bulunan ince delikli aygit. 
DIYALIZ [ Dialysis ] Atik su aritiminda kullanilan, büyük organik parçaciklari küçüklerden ayirma yöntemi. 
DO [ Dissolved oxygen ] Çözünmüs oksijen. 
DOGA KORUMA ALANI [ Nature preserve ] Dogal çevrenin koruma ve inceleme amaçlariyla korundugu alan. 
DOGAL GAZ [ Natural gas ] Yerkabugunun altinda, belli jeolojik olusumlarla gerçeklesen, metan ve hidrokarbonlar içeren yakit. 
DOGAL KAYNAK [ Natural resource ] Çevrede dogal olarak gerçeklesen su, hava ve gaz gibi kaynaklar. 
DUMAN [ Fumes ] Buharlarin yogunlasmasindan ya da kimyasal tepkimeden olusan, genellikle 5 mikrondan küçük, solunabilir ve bulut görünümündeki uçucu kati parçaciklar. 
DUMAN [ Smoke ] Sözgelimi kömür gibi bir yakitin eksik yanmasi sonucunda olusan, minik parçaciklardan ibaret, gözle görülebilir gaz halindeki süspansiyon. 

E
 

EKOLOJI [ Ecology ] Organizmalarin birbirleriyle ve çevreleriyle olan iliskileri inceleyen bilim dali. 
EKOLOJIK KONUM [ Niche ] Bir türün yasamini sürdürmesi için gerekli tüm kosullari saglayan ekolojik yasama ortamindaki yeri, 
EKOSFER [ Ecosphere ] Yeryüzünün canlilari içeren bölümü; biyosfer ve karsilikli etkilesimin söz konusu oldugu atmosfer, hidrosfer ve litosfer kesitli. 
EKOSISTEM [ Ecosystem ] Birbirleri ile ve cansiz ortamla iliski içinde olan kendi içinde yeterli bitki ve hayvan toplulugu. 
ELEKTRODIYALIZ [ Electrodialysis ] Suyun tuzunun giderilmesinde kullanilan elektro kimyasal islem. 
ELEKTROSTATIK ÇÖKTÜRÜCÜ [ Electrostatic precipitator ] Yüklenmis parçaciklarin çöktürülmesi süreci ile bu parçalari tasiyan gazin atmosfere birakmadan önce tabi tutuldugu etkili temizleme yöntemi,
ELEME [ Screening ] Yüzen ve asili duran iri kati maddeleri lagim suyundan bir tür elek kullanarak gerçeklestirilen ayirma islemi; bir komposttan yabanci maddelerin ayrilmasi. 
EMISYON [ Emission ] Gaz ya da gaz ve partikül karisimlarinin atmosfere verilmesi. 
ENDEMIK [ Endemic ] Belirli bir bölgenin yerli türü. 
ENDÜSTRIYEL ATIK SU [ Industrial sewage ] Endüstriyel islemlerden olusan atik su. Ham maddelerden, ürünlerden ya da imalatta kullanilan maddelerden kaynaklanir.
ENERJI DÖNÜSÜMÜ [ Energy conversion ] Bir enerji biçiminin digerine dönüsmesi. 
ENZIM [ Enzyme ] Canli maddeye özgü katalizör. 
EPA [ Environmental Protection Agency ] Çevre koruma ajansi. 
EROZYON [ Erosion ] Havanin ya da insanlarin müdahalesi sonucunda kaya parçaciklarinin ve topragin asil yerlerinden kopmalari, tasinmalari ve baska bir yerde kalmalari süreci. 
ESER ELEMENTLER [ Trace elements ] Havada, suda ve yiyeceklerde çok düsük yogunluklarda bulunan kursun, bakir, çinko, arsenik, civa ve vanadyum vb. gibi elementler. 
EVSEL ATIK SU [ Domestic sewage ] Evlerin ve islerlerinin olusturdugu ve fabrikalarin endüstriyel nitelik tasimayan pis sularinin da dahil oldugu atik su. 
EVSEL ATIK SU ARITIMI [ Sewage treatment ] Sagliga ve çevreye yönelik tehlikenin azaltilmasi amaciyla atik suyun aritilmasi islemi; ilkin mekanik islemlerin kullanildigi, daha sonra bunu biyolojik ve kimyasal islemlerin izledigi bütünsel bir süreç. 
EVSEL ATIK SU ARITMA TESISI [ Sewage treatment plant ] Içinde atik suyun isleme tabi tutuldugu ve nihai tasfiye asamasina hazirlandigi yan tesis.

F
 

FAUNA <span style

Çevre Sözlüğü

Geniş Çevre sözlüğü hakkında bilgi alabilirsiniz...

Detayına Git >>

Çevre Ansiklopedisi

Ansiklopedi hakkında bilgi alabilirsiniz...

Detayına Git >>

Yayınlarımız

Yayınlarımız hakkında bilgi alabilirsiniz...

Detayına Git >>