Gsm: (0332) 322 21 81
    

Meke gölü nasıl kurtulur

Meke gölü nasıl kurtulur

Meke Maarı Karapınar (Konya) İlçesinin yaklaşık 8 km güneydoğusunda Karapınar-Ereğli karayolunun 2 km kuzeybatısında yer almaktadır. Sönmüş bir volkan kraterinin suyla dolmasıyla oluşmuş ve içerisinde birçok adacıkların bulunduğu Meke Gölü, 1. Derecede doğal sit alanı olup 21 Haziran 2005 tarihinde uluslararası sulak alanların korunmasına ilişkin RAMSAR sözleşmeleri listesine dâhil edilmiştir.

Yücel KEMANDİ

Sürdürülebilir Çevre Derneği (SÜÇEV) 

Başkan yardımcısı 

 

MEKE KRATER GÖLÜ NASIL KURTULUR

Meke Maarı Karapınar (Konya) İlçesinin yaklaşık 8 km güneydoğusunda Karapınar-Ereğli karayolunun 2 km kuzeybatısında yer almaktadır. Sönmüş bir volkan kraterinin suyla dolmasıyla oluşmuş ve içerisinde birçok adacıkların bulunduğu Meke Gölü, 1. Derecede doğal sit alanı olup 21 Haziran 2005 tarihinde uluslararası sulak alanların korunmasına ilişkin RAMSAR sözleşmeleri listesine dâhil edilmiştir.

Meke Maarı uzun ekseni kuzey-güney yönlü yaklaşık 1300 x1500 m boyutlu bir elips şeklindedir. Maarın ortasında D-B yönünde 800 m ve K-G yönünde ise 1100 m boyutlarında Meke Maar gölü bulunmaktadır.

Meke Gölü’nün suları K, Mg, Na Na, Ca sülfat ve klorürleri bakımından oldukça zengindir. Dolayısıyla mikrobiyolojik canlılar dışında canlı yaşamı yoktur. Göl sularından uzun yıllar tuz üretimi yapılmış olup son yıllarda su seviyesinin düşmesi ve buharlaşma ile birlikte gölün kuruyan bölümlerinde tuz tabakaları oluşmuştur.

Dünyanın ender jeolojik yapılarından biri olan Meke Maar Gölü uzun yıllardır devam eden kuraklık ve bilinçsiz tarımsal sulama nedeniyle özellikle son yıllarda kuruma noktasına gelmiştir.

Meke Gölü’nün içinde bulunduğu Karapınar, Türkiye’de ortalama yıllık yağışın en az olduğu ve buharlaşmanın ise yüksek olduğu bölgelerden biridir. Bu nedenle bölgedeki su potansiyeli hızla azalmaktadır. Meke Gölü kapalı bir havza niteliğinde olup kar ve yağmur sularından diğer göller gibi faydalanamamaktadır. Bununla birlikte yüzey sularının drene olabileceği doğal yapıların olmaması Meke Gölü’nün beslenmesini kısıtlamaktadır.

İnceleme alanının temelini oluşturan Bolkardağ Birliğinin üst seviyelerine ait Jura-Kretase yaşlı dolomitik kireçtaşı, kireçtaşı litolojisi ile temsil edilen birim, Neojen istifin temelini oluşturan Üst Miyosen yaşlı evaporit seviyeli sığ göl-playa göl ve akarsu fasiyes çökelleri içeren İnsuyu Formasyonu’na ait kireçtaşı seviyeleri, Pliyosen ile alüvyonun kumlu-çakıllı seviyeleri geçirimli özellik göstermeleri nedeniyle bölgedeki akiferleri oluşturmaktadırlar (Yavuz 2010).

Yüzeysel beslenimlerle gelişen Meke Gölü’nün tabanında ve çevresinde yer alan gölsel çökeller kısmen akifer niteliğinde olup Karapınar İlçe Merkezi’ne doğru geniş yayılımlar sunmaktadır. Böylece Göl tabanından itibaren bu akifer boyunca daha düşük kotta bulunan Karapınar Merkezi’ne doğru yeraltısuyu akımı gerçekleşmektedir. Özellikle Karapınar çevresindeki sulama kuyularının kontrolsüzce açılmış olması ve mevsimsel de olsa aşırı çekimlerin olması bölgede yeraltısu seviyesini düşürmektedir. Birçok bilim adamı tarafından 1960’lı yıllardan günümüze kadar Karapınar ve çevresi için yapılan yeraltı suyu seviye haritaları incelendiğinde yeraltı su seviyesindeki düşümün günümüze kadar yaklaşık 30 m olduğu görülmektedir. 

Elbette yer altı su seviyelerindeki bu düşüş yalnızca kuraklığa bağlı değildir. Yarı kurak bir iklime sahip olan bölgede son yıllardaki kuraklığa ek olarak su ihtiyacı yüksek olan tarım ürünlerinin ekiminde görülen artış, bölgede derin sulama kuyularının sayısının çoğalmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda; yer altı su seviyesin de alçalma basta olmak üzere toprakta tuzlanma, pek çok bataklık ve kaynakların kuruması, çevredeki göllerin seviyelerinin düşmesi ve hatta kuruması gibi çeşitli sorunlar ortaya çıkarmıştır. 

Karapınar’da vahşi (ilkel) sulama yöntemleri hala kullanılmaktadır. Salma sulama yönteminin kullanılması ise, yeraltından aşırı su çekimine neden olmakta ve yeraltı su seviyesini daha da düşürmektedir. Bu durum Meke Gölü’nün kurumasının en önemli sebebi olarak değerlendirilmektedir. 

 

Orta Anadolu’nun Genç volkanik faaliyetleri ile oluşan Meke Gölü tamamen yok olmak üzeredir. Uzun yıllardır devam eden kuraklık ve bilinçsiz yer altı suyu tüketimi bu tehlikenin ana nedenleridir. 

Geçmişte kendine hayran bırakan Meke Gölü manzarası günümüzde ağır kokular yayan, tuzla kaplanmış bir bataklık görüntüsüne sahiptir. Elbette Meke Gölü mevcut duruma bugün gelmemiştir. Geçmişten bugüne Meke’yi seven doğa dostları, kamu görevlileri ve sivil toplum örgütlerinin ciddi uyarılarına rağmen ne kaçak kuyuların önüne geçilebilmiş ne de sulama yöntemleri istenilen düzeyde modernize edilebilmiştir.

ORTA – UZUN VADELİ ÖNERİLER 

Kuraklık sadece bu bölgede değil tüm dünyada yaşanmaktadır. Bu nedenle birçok gelişmiş ülkelerde çevre ve doğal kaynaklar ile ilgili yapılan çalışmalar örnek alınıp ülkemizde de Meke Gölü gibi eşsiz doğal yapıların, ilgili bakanlık düzeyinde ele alınması gerekmektedir. 

Meke Gölü’nün çevresinde buharlaşmayı engelleyecek ağaçlandırma çalışmaları yapılmalıdır. Ağaçlandırma yapılırken özellikle kuraklığa dayanıklı su ihtiyacı düşük türler tercih edilmelidir.  Büyük çaplı yapılacak ağaçlandırma bölgedeki yağışların artmasına dolayısıyla buharlaşmanın azalmasına ve olası erozyonun önlenmesine katkı sağlayacaktır.

Hatalı sulamalarla kaybedilecek yeraltı suyunun önüne geçilmesi amacıyla; toprağın jeolojik yapısı ve bitki desenine göre sulama yöntemi ile hidrojeolojik özelliklere göre de kuyu dağılımının yeniden yapılması gerekmektedir.

Özellikle son yıllarda kontrolsüz ve kaçak olarak açılan sulama kuyularının önüne geçilmelidir. Bölge modern tekniklerle donanımlı bir sulama için yeterli ve hepsi ruhsatlı kuyuların bulunduğu, kontrollü, dinamik bir havza haline getirilmelidir.

Bölgedeki tarımsal faaliyetler planlanarak yöreye uygun ürün deseni belirlenip, özellikle su ihtiyacı az olan bitki deseni seçilerek yer altı suyunun kullanımı kontrol altına alınmalıdır. Buna ilaveten mevcut durum ve ilerleyen yıllarda yer altı su seviyesindeki düşümlerin daha da artacağı göz önüne alındığında bölgede acilen modern ve bilinçli sulama tekniklerine geçilmesi gerekmektedir. Bunun için tarımla uğraşan kesime eğitim çalışmaları yapılmalı ve yatırım için sürdürülebilir ve gerçekçi destek verilmelidir.

KISA VADELİ ÖNERİLER

Meke Gölü özellikle son birkaç yıldır tamamen kuruma noktasına gelmiştir. Bu eşsiz doğa harikasının korunumu ve gelecek nesillere bırakılması gereken doğal bir miras olduğu düşünülürse yukarıda belirtilen orta – uzun vadeli çalışmaları destekleyecek kısa vadeli önlemler alınmalıdır. Bunun için:

-Yeraltısuyu ile bağlantılı olan Gölün tabanında doğal görünümü bozulmadan geçirimsiz kılacak malzeme serimi ile ve enjeksiyonlarla perdeleme işlemleri yapılarak göldeki suyun tutulumu sağlanabilir. 

- Kuruma noktasındaki Göle farklı kaynaklardan taşıma yöntemiyle su sağlanabilir. Fakat Göle taşınacak suyun bölgedeki su rejimini minimum etkileyecek şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

SONUÇ

Meke Krater Gölü’nün orta – uzun vadeli önlemlerle kurtarılması projelerinde ve özellikle kısa vadede adeta hayata döndürme diye niteleyebileceğimiz hemen yapılması gereken acil önlemleri içeren eylemlerin tamamında Sürdürülebilir Çevre Derneği (SÜÇEV) olarak aktif rol almak istediğimizi belirtiriz. SÜÇEV’in,  Meke Krater Gölü’nün kurtarılması için yürütülecek bilimsel gerçeklerle örtüşen tüm projelerin Sivil Toplum Kuruluşu ayağını üstenebilecek donanıma ve insan kaynaklarına sahiptir. 

Meke Krater gölüne ne su getirilecek ilk kaynak Nasuhpınarı artezyen kuyusu  (Debisi yaklaşık 10 lt/s dir. 

Meke Krater gölüne ne su getirilecek inci  kaynak Hatipoğlu kaynağı (Karapınar havzasının doğusunda bulunan Karacadağ Fayı boyunca oluşan kaynaklar)

Süçev Kategorileri
En Çok Okunanlar
BİZDEN FOTOĞRAFLAR